Romantik.
Ama hayalperest değil.
Bu romantizm farkındalıktan doğar.
Ne hissettiğini bilen bir kalbin dinginliğinden.
Sevilla ilk bakışta masum görünür.
Bebe yaka, ince bir dantel, küçük bir bağ…
Hepsi tanıdık bir naifliği çağırır.
Ama bu masumiyet kendini bilmeyen bir saflık değil.
Yönünü bilen bir inceliktir.
Yakanın yuvarlak hattı Sevilla’nın yüzünü yumuşatır.
Dantel sınırı çizer,
Bağ detayı o sınırı senin eline bırakır; hikâyeyi değiştirir.
Artık sınırın sadece senin karar vereceğin ölçüde olur.
Dekolten seçilmiş bir alandır;
Tesadüf değil, tercih.
Ve tam orada denge kurulur.
Masumiyetle bilinç arasında.
Yumuşaklıkla iddia arasında.
Sevilla’yı giydiğinde hem hafif hem güçlü hissedersin.
Kadınlığını saklamadan ve abartmadan, kendine ait haliyle taşırsın.
Bu parça bir rol değildir. Bir hatırlayıştır.
Feminenlik her zaman yüksek topuk değildir.
Bazen ince bir dantelin çizdiği sınırdır.
Küçük bir bağın kurduğu denge. Ve “ben buyum” diyebilmenin sade hali.
Sevilla, masumiyetle bilincin aynı bedende dengede durduğu yer.
Romantik bir bilinç alanı…