Bazı sabahlar hayat akıştadır.
Sen de onun içinde.
Oyalanmadan hazır ve iyi hissetmek istersin.
Myra o an için var.
Ne fazlası var ne eksiği.
Üzerine geçtiğinde düşünmezsin.
Düzeltmezsin.
Çekiştirmezsin.
Yatay kırmaları üzerinde bir denge gibi durur.
Sakin ama net.
Kısa formu iddialı değil; hafif bir canlılık taşır.
Hem rahattır hem zarif.
Çaba göstermeden iyi görünmenin mümkün olduğunu hatırlatır.
Ve belki en önemlisi…
Araya fazlalık koymadan tasarlanmış olması.
İç katman gerektirmeyen dengeli formu sayesinde tenle baş başa kalacak kadar güvenli.
Bu yüzden hafiftir.
Bu yüzden özgürdür.
Hareket ederken tutmaz.
Sıkmaz.
Kendini hatırlatmaz.
Sen akıştasındır, o seninle.
Myra, rahat olduğun için iyi göründüğün o anın parçası.
Romantik ama güçlü.
Yumuşak ama kendinden emin.
“Fazla olmadan da tamamım” dediğin o an.
Sessiz bütünlüğün hali.